AKP'nin kapatılmaması 2001 yılında Anayasa’da yapılan düzenlemeyle mümkün oldu.
ANKA
Anayasa
Mahkemesi üyelerinin çoğunluğunun AKP’nin “laiklik karşıtı eylemlerin
odağı olduğu” şeklinde görüş birliğine karar vermesine karşın, partiyi
kapatmaması 2001 yılında Anayasa’da yapılan düzenlemesiyle mümkün oldu.
Bülent Ecevit Başbakanlığındaki 57. Hükümet döneminde
Anayasa’nın pek çok maddesinde yapılan değişikler sırasında parti
kapatmaları zorlaştıran değişiklik de yapılmıştı.
Anayasa
Mahkemesi’nin parti kapatmalarla ilgili maddesinde nisap 6’dan 7 oya
çıkarılmıştı. Söz konusu değişiklik, 3.10.2001 gün ve 4709’a 25 sayılı
kanunla eklenen ek fıkra ile düzenlenmiş, Anayasa Mahkemesi’nin
partileri odak gördüğü taktirde temelli kapatma yerine dava konusu
fiillerin ağırlığına göre dava edilmesi söz konusu siyasi partinin
devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar
verilebilirliğine ve ayrıca nisabın da 6 oy yerine 7’ye çıkartmıştı.
Doğuya 70 milyon dolarlık yatırım yaptığına pişman oldu
DHA
Erzurum'da
70 milyon dolar harcamayla kurulan ve dönemin Cumhurbaşkanı merhum
Turgut Özal tarafından hizmete açılan Avrupa standartlarındaki Oral Et
Entegre Tesisleri A. Ş.’nin kapısına, yakında kilit vurulacak.
Doğduğu
topraklara yatırım yapmanın bedelini çok ağır ödediklerini belirten
işadamı Tevfik Fikret Oral, "Vatanseverliğimiz, bize pahalıya mal oldu.
Hayvancılık öldü. Teşvikler, krediler Erzurum’a kadar bir türlü
ulaşmadı. Avrupa’nın sayılı tesisleri arasında gösterilen tamamen
bilgisayar donanımlı 12 bin metrekare alan üzerine kurulu tesislerin
şimdi çürümemesi için mücadele veriyoruz" dedi.
4 yılda inşa edildi
Erzurum-
Artvin karayolu üzerindeki Sanayi Bölgesinde, 1990 yılında Türkiye’nin
en modern Et Entegre Tesislerini hizmete açtıklarını anımsatan Tevfik
Fikret Oral, o zaman günde ortalama 800 büyükbaş, 6 bine yakın küçükbaş
hayvan kesimi yaptıklarını anımsattı. Oral, "Avrupa normlarını esas
alan kombinanın yapımı yaklaşık 4 yıl sürdü. Merhum Cumhurbaşkanı
Turgut Özal tesisleri hizmete açtı. Tesislerde 350 kişi çalışıyordu. O
yıllarda İran ordusunun, Orta Doğu ülkelerinin büyük bir bölümünün et
ihtiyacını Erzurum’dan karşılıyorduk. Erzurum’un 2- 3 bin rakımlı
yaylalarında yetiştirilen sağlıklı hayvanları, hijyenik ortamda kesim
yaparak iç ve dış satıma sunuyorduk. O lezzetine doyum olmayan etleri
komşu ülkelerle paylaşıyor ve bu işten döviz kazanıyorduk. Tesislerin
kapısında 400 kadar TIR, taşıma için kuyrukta bekliyordu. Özel sektör
ile EBK kombinaları arasındaki rekabet, yetiştiricinin yüzünü
güldürüyordu. Türkiye’nin en fazla hayvan varlığını elinde bulunduran
illerin başında gelen Erzurum’da köylünün tek geçim kapısı
hayvancılıktı. Oral ailesi olarak biz de doğduğumuz topraklara büyük
bir yatırım yapmıştık" diye konuştu.
Et ithalatı vurdu
Döviz
kurundaki artışlar, ihracat sayesinde elde edilen vergi iadesiyle çok
cazip olan et ihracatının yerine et ithalatının serbest bırakılması ile
birlikte 1993’lerde ekonomik darboğaza girdiklerini anlatan Tevfik
Fikret Oral, 1988 yılında tesisin makina ekipmanı için Ziraat
Bankası’ndan aldığı 2 bin 500 YTL krediyi ödeyemez duruma düştüklerini
belirtti. Faizin faizi ile bu krediyi 450 bin YTL olarak geri ödemek
zorunda kaldıklarını ifade eden Oral, "Bir zamanlar cıvıl cıvıl olan
Oral Et Entegre Tesisleri’nin şimdilerde sadece birkaç personel
çalışıyor. Doğu’da hayvancılık öldü. İktidarların çıkardığı teşvikler,
krediler Erzurum’a kadar bir türlü ulaşmadı. Tesislerin işlerliğini
korumak için şimdi kapasiteyi yüzde 2’ye düşürdük. Şimdi bir ayda 100
büyükbaş hayvan ancak kesebiliyoruz. Kendimize ait, soğuk hava sistemli
16 TIR da tesisler gibi çalışamaz oldu. Yüreğim kan ağlıyor.
Vatanseverliğim bana çok pahalıya mal oldu. Bu para ile batıda ya da
başka ülkede yatırım yapsaydım şimdi kraldım. Yatırımcıları Doğu’ya
davet edenler önce bizim gibi kaderine terkedilen tesisleri ayağa
kaldırsınlar. Çünkü her gün böyle bir tesisi boş görmekten milletim,
ülkem ve kendim adına üzülüyorum" dedi.